KAYITLAR  |  DEFTERE YAZ
Gönderen:
muhammed mustafa şimşek

Yer:
Kayseri

Tarih:
11 Aralık 2009, Cuma
16:53

Alıntı Yap: muhammed mustafa şimşek

selamunaleyküm siz degerli derviş abilerimiz ve ablalarımız cuma aksamınız mubarek olsun sultanlar sultanı abdullah babamın nazarı buyolda olanlar ve olmayan lara olsun selamun aleyküm edep ya huuuu
Yukarı     MSN: mustafasimsek_1907@hotmail.com     
 
Gönderen:
aciz

Yer:
Bursa

Tarih:
07 Aralık 2009, Pazartesi
12:00

Alıntı Yap: aciz

Birgün hazreti Osman ‘radıyallahü anh’ abdest alıyormuş. Abdest bitmiş, kurulanmış, gülmeye başlamış. "Ya Emir-el mü’minin, niye gülüyorsunuz diye niye sormuyorsunuz, neden güldüğümü bana sorun" demiş. Eshabı kiram, "Efendim, afv edersiniz, niye gülüyorsunuz" demişler. Buyurmuşki; "Birgün benim abdest aldığım yerde, hazreti Peygamber abdest alıyordu. Cenab-ı Peygamber ‘aleyhissalatü vesselam’ abdestini aldı, gülmeye başladı. Niye gülüyorsunuz, ya Resulallah diye, neden sormuyorsunuz, buyurdu. Biz de ya Resulallah, neden güldünüz, diye sorduk. Mübarek ‘aleyhissalatü vesselam’ buyurdu ki; Bir mü’min abdest aldığı zaman, yüzünü yıkarken, bütün günahlarının, tabi büyük günahlar hariç, su ile beraber aktığını görüyorum. Elini yıkarken, başına mesh ederken, günahlarının döküldüğünü görüyorum. Ayaklarını yıkarken, bütün günahlarının döküldüğünü görüyorum. Ben gülmemeyim de, kim gülsün buyurdu. O hadise aklıma geldi". Hazreti Osman radıyallahü anh, Peygamber efendimize sallallahü aleyhi vesellem, okadar tâbi oluyorki, aynı yerde abdest alırken aynı haraketleri yapıyor, ve aynı şekilde gülerek aynı şeyleri söylüyor. Dolayısıyla, abdest aldıktan sonra, biraz gülmek bu büyüklere tâbi olmak olur.... Sormazlarsa, niye gülüyorsunuz diye neden sormuyorsunuz diyerek, bunu anlatmak lazım. Velhasıl, neşeli olmalıdır. Çünki İmanlı ve imansız insan arasındaki fark; mü’min güler yüzlü tatlı sözlüdür; kafir, münafık; çatık kaşlı, asık suratlıdır.

Mü’minin kalbi aydınlıktır. Neden? Nur olduğu için. Kafirin kalbi karanlıktır, zulmet, küfür olduğu için. İnsan ne zaman işe gider? Sabahleyin, güneş doğduktan sonra. Gece, karanlıkta yatar. İşte mü’min, kalbi aydınlık olduğu için, kendisi için de, başkaları için de, daima ışıktır.

Bir şeyh varmış. Bir de sadık bir talebesi varmış. Talebesi zıplarken, oynarken, yüz metre derinliğindeki bir kuyuya düşmüş. Yani kurtulması mümkün değil. Ben yandım, beni buradan kimse kurtaramaz derken, o mübarek zât karşısına gelmiş. Talebe, aman hocam, ben bittim, demiş. Hocası, kalkmayı öğrenmen için, düşmen lazımdı. Düşmeyen, kalkmasını öğrenemez, demiş. Hasretlik çekmeyen, kavuşmanın tadını anlayamaz.

Bir talebe varmış, hüngür hüngür ağlıyormuş. Hocası, oğlum niye ağlıyorsun, demiş. Beni cehenneme atacaklar, ben çok günahkarım, demiş. Hocası, ama oğlum, senin hocan var, sana sahip çıkan insan var, demiş. Hocam, ya beni unutursanız orada demiş. Hocası, sen kafanı takma böyle şeylere, demiş. Birkaç gün sonra gene ağlamaya başlamış. Hocası, niye ağlıyorsun, demiş. Efendim, ya o zaman kaybolursam? Beni cehenneme atacaklar, demiş. Hocasının tepesi atmış; Unutursan unuturlar. Unutmazsan unutmazlar. Kaybedersen kaybolursun. Sen kendine bak, iş sende biter demiş.

Hazreti Ömer ‘radıyallahü anh’ bir vali tayin etmiş. Yolda giderken valiye, şimdi sana valilik süresince nasıl muvaffak olacağına dair bazı nasihatler vereceğim. Bu nasihatlerime uyarsan, hem dünyada hem ahirette çok rahat edersin, demiş. Bu, Eshab-ı kiram arasında duyulmuş, ne nasihatler buyuracaklar diye, Eshab-ı kiram da beklemiş. Buyurmuş ki; Namazlarını evvel vaktinde, kusursuz kılacaksın. Ramezân-ı şerif gelince, orucunu tut, hiç kazaya bırakma. Hac zamanı gel, haccını ifa et. Ramezân-ı şerifte zekatını ver, sakın noksan olmasın. Hadi Allah selamet versin. Eshab-ı kiram, ya Emir-el mü’minin, bu zât zaten bunları biliyordu. Bu bildiğimizi tekrar etmenizin acaba hikmeti nedir, diye sormuş. Buyurmuş ki; Ben İslamiyeti anlattım. Başka bir şey anlatmadım. Dinimizin aslı budur. Bundan haberi olmayan, bunları yerine getirmeyen, ne yaparsa yapsın, on para etmez. Onun için, netice, İslamın beş şartıdır. Onu derinlemesine, yapabildiğin kadar yap, her yaptığında daha çok feyz alırsın, daha çok sevap kazanırsın. Velhasıl, güneşle meşgul olmak varken, yıldızlarla uğraşmamalıdır.

Kalbinde Büyüklere, evliyaya zerre kadar muhabbeti olan, imanla gider, küfür üzere gitmez. Bid’at ehli olmaz, kâfir ve müşrik, hiç olmaz.
Mektûbâtta imam-ı Rabbani hazretleri buyuruyorlar ki; Eğer Allahü teala bir kuluna bu yolun büyüklerinden birini tanıtmışsa, ona her şeyi vermiştir. İman, namaz, oruç, hepsi onu tanımaya bağlıdır. Ne gibi? Eshab-ı kiramın Peygamber efendimizi ‘aleyhissalatü vesselam’ tanıması gibi. Onu tanımayan küfür üzerine kaldı, tanıyan, Eshab-ı kiram oldu.
Allahü teala ezelde öyle karar vermiştir ki, bir, adalet ile kullarına hidayet nasip eder, bir de ihsan-ı ilahi ile kullarına hidayet nasip eder. Çünki hidayet, cenab-ı Hakkın elindedir. O yetkiyi, Peygamberimiz de dahil, kimseye vermemiştir. Adalet: Ya Rabbi, bozulacağımdan çok korkuyorum. Sen bana dinimi doğru olarak öğret diyene, Allahü tealanın, bir dostuna kavuşturmasıdır.
Yukarı Mail: aciz.kulun@msn.com         
 
Gönderen:
zonguldaklı dervişler

Yer:
Zonguldak

Tarih:
15 Ekim 2009, Perşembe
17:17

Alıntı Yap: zonguldaklı dervişler

hepinizi çoook seviyoruz
Yukarı          
 
Gönderen:
ZONGULDAKLI DERVİŞLER

Yer:
Zonguldak

Tarih:
21 Eylül 2009, Pazartesi
09:35

Alıntı Yap: ZONGULDAKLI DERVİŞLER

RAMAZAN-I ŞERİF BAYRAMINIZ HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞALLAH
Yukarı          
 
Gönderen:
SERK@@N_75

Yer:
İstanbul

Tarih:
31 Temmuz 2009, Cuma
15:37

Alıntı Yap: SERK@@N_75

s.aleykum hayırlı gunler hayırlı cumalr radyomuaz yayında beklerızhttp://www.edep-ya-hu-.tr.gg/
Yukarı Mail: irsadradyo@hotmail.com  Web: www.edep-ya-hu-.tr.gg  MSN: www.edep-ya-hu-.tr.gg  Yahoo: www.edep-ya-hu-.tr.gg  ICQ: www.edep-ya-hu- 
 
Gönderen:
SERK@@N_75

Yer:
İstanbul

Tarih:
22 Temmuz 2009, Çarşamba
19:19

Alıntı Yap: SERK@@N_75

s.aleykum yayındayız ınsaalah http://www.edep-ya-hu-.tr.gg/
Yukarı Mail: irsadradyo@hotmail.com  Web: www.edep-ya-hu-.tr.gg  MSN: irsadradyo@hotmail.com  Yahoo: www.edep-ya-hu-.tr.gg  ICQ: www.edep-ya-hu- 
 
Gönderen:
derviş

Yer:
Kırıkkale

Tarih:
07 Temmuz 2009, Salı
11:37

Alıntı Yap: derviş

selamün aleyküm.rabbim yolunda rızası için çalışanları cennetiyle ödüllendirecektir inşallah.ama rabbim sizleri bu dünyada da benim şu an aklımın hayalimin almadiğı nimetleriyle ödüllendirir inşallah.[ya rabbi bu kardeşlerime sitede geçen her bir harf için cennette birköşk dünyada dasıkıntılarını gideriver yarabbim]AMİN.selam ve dua ile
Yukarı          
 
Gönderen:
###R@M@Z@N###

Yer:
Nevşehir

Tarih:
08 Haziran 2009, Pazartesi
21:48

Alıntı Yap: ###R@M@Z@N###

Bir gece uzandığım bir halde tespih çekerken, kalbimde bir genişleme meydana geldi. Tavana baktığımda tavandan içeridekileri görmeye başladım. Daha sonra Sabah namazına kalkanları, ondan sonra Teheccüt namazına kalkanları görmeye başladım. Kalbim biraz daha genişledi İç Anadolu da ki manevi yıldızları, sonra Türkiye de ki, en son Dünya da ki bütün büyük zâtları gördüm. Sabaha kadar böyle devam etti. Sabah namazını kıldım. Birkaç gün sonra Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretlerini ziyarete gittiğimde hadiseyi anlattım. Kendisi:
       Elhamdülillah evladım, altıncı esmaya yükseldin. Bundan sonra halakayı zikirlerde "Hay Hay Allah, Hu Hu Allah" ismi esmalarını yaptırmaya yetkilisin" dediler.
       1978 yılında Üstadımızın yanına ziyarete gitmiştik. Mübarek, bize sohbet ettikten sonra kendisine:
Efendim Nevşehir'den bir arkadaşımızın basireti açıldı. Kabir halinden anlar oldu, dedim.
Üstadımız o kalp gözü açık arkadaşa dönerek şöyle sordu:
Evladım Abdullah Ağabey'ini nasıl seviyorsun?
       O da:Canımdan çok seviyorum, dedi.
Nerede çalışıyorsun? Diye sordu Tekstil fabrikasında dedi.
Abdullah ağabeyin sana o işten çıkacaksın, derse ne dersin? Çıkarım Efendim.
Ailenden boşan derse ne dersin? Boşanırım Efendim, deyince.
       Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hz.leri şöyle devam etti:
İşte oğlum, Abdullah Ağabeyine olan bu sevgin seni bu makama getirmiş, dedi.
       Orada bulunduğumuz sırada Çorumlu dervişlerden bir tanesi Hacı Mustafa Efendi Hz.lerine sordu?
        Efendim Nevşehirli dervişlere çok hürmet edip seviyorsunuz, sebebi hikmeti nedir? Hacı Mustafa Efendi Hazretleri şöyle cevap verdi:
       Oğlum sizler yanımda onlar ise canımdalar. Ta Nevşehir'den çıkıp Aşk ile muhabbet ile bizi ziyarete geliyorlar. Evladımız Abdullah Efendiyi on iki piran Hz.leri de destekliyor diye açıklama yaptı. Daha sonra mübareğin yanından müsaade istedik ve Nevşehir'e geri döndük.
Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri, yaşadığı sürece ömrünü, ümmeti Muhammedin irşat için sarf etmiş ve elinden geldiği kadar insanlara, Hak ve hakikati anlatmıştır.
Zira Allah'a dost olmuş ve Peygamber (sav) Efendimizin varisi olan Üstadımız Çorumlu Hacı Mustafa Efendi Hazretleri, bütün yaşantısını, Hz. Peygamber (sav) Hazretleri nasıl yaşadı ise o şekilde geçirmiştir. Peygamber (sav) Efendimizin Hadisi Şeriflerinde buyurduğu gibi;
       "Sizin en hayırlınız kulları Allah'a, Allah'ı da kullarına sevdirendir", sözü üzere, Üstadımız da bu aşk ve neşe ile yaşı ilerlemesine rağmen seyahatlerine devam ediyordu. Yine seyahatlerinin birinde Nevşehir'e geldi. Akşam sohbet esnasında,
       Nevşehir de bir güneş doğacak, bütün dünyayı aydınlatacak, herkes bundan istifade edecek, dedi. Bu esnada sohbette bulunan bir ihvan, Hacı Mustafa Efendi Hazretlerine, bir rüya anlattı:
        Efendim, rüyamda; Abdullah Ağabeyim dört yolun ortasında bir sofra kurmuş. "Allah rızası için oturun" diye çağırıyor. Bu davete uyan fazla kimse olmuyor, çoğu bakıp bakıp gidiyordu, dedi.
Hacı Mustafa Efendi Hazretleri;
        Evladım o sofraya nasibi olan gelir, nasibi olmayan gelemez. Bu dergâhta, bu fakirle, Abdullah Efendinin suretine şeytan giremez. O'nu gördüğünüz zaman o rüya sahihtir, dedi.
       Üstadımız Hacı Mustafa Efendi Hazretleri, dergâhın ileri gelenlerini çağırdı, onlara;
       "Bize tabi olmalarını" söylüyorlardı. İlk olarak Sivaslı Ali Efendiye;
       Hafızım, Arapçam var diye kibirli olma. Dergâhın sahibi Abdullah Efendi'dir. Ümmi olduğu için sesimizi çıkarmıyoruz. Fitne çıkmasın. Benim vefatımdan sonra eğer ona derviş olmazsan, mahşerde yakana yapışırım. Eğer O seni Allah ve Resulüne vasıl edemezse, sen de benim yakama yapış evladım. Onu hiç incitme, bana yaptığın hürmeti ona da yap, buyurdular.RABBİM ABDULLAH BABAMIZA LAYIKI İLE BİR EVLAT EYLESİN İNŞ.
Yukarı Mail: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com  Web: www.abdullahbaba.com  MSN: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com     
 
Gönderen:
Adem altay

Yer:
İstanbul

Tarih:
06 Nisan 2009, Pazartesi
21:55

Alıntı Yap: Adem altay

Allahı sevelim Allahı sevdirelim
Yukarı Mail: e.a.ltay50@hotmail.com  Web: Www.uveysilikyolu.com  MSN: e.a.ltal@hotmail.com     
 
Gönderen:
gürsu...

Yer:
Bursa

Tarih:
18 Şubat 2009, Çarşamba
22:15

Alıntı Yap: gürsu...

Esselamünaleyküm kardeşlerim...ALLAH razı olsun sizlerden öyle güzel olmuş ki siteniz neler yazsam az ...Hele efendi babanın vasiyetini buraya koymanız ala olmuş mevlam gani gani rahmet eylesin kendisine...
Yukarı Mail: AYVA_KOYU_BURSA@hotmail.com         
 
Gönderen:
ENES ALTAL

Yer:
İstanbul

Tarih:
11 Şubat 2009, Çarşamba
14:24

Alıntı Yap: ENES ALTAL

allah razi olsun site çok güzel olmuş
Yukarı Mail: e.a.ltal50@hotmail.com    MSN: e.a.ltal50@hotmail.m     
 
Gönderen:
***RAMAZAN***

Yer:
Nevşehir

Tarih:
27 Ocak 2009, Salı
21:20

Alıntı Yap: ***RAMAZAN***

Yesil Elbise
Yolda karşılastığımızda ezan okunuyordu.
-"Gel seni camiye götureyim" dedim. "Bugün cuma biliyorsun."
-"Sende benim camiye gitmedigimi biliyorsun."dedi.
-"Biliyorum ama sebebini gerçekten merak ediyorum."
-"Ne bileyim,olmuyor işte. Hem pantolonumun ütüsü bozulup,dizleri cıkar diye endişe ediyorum."dedi.
Gayri ihtiyari gülmeye başladım.
-"Herhalde şaka yapıyorsun. Bunun icin cami terk edilir mi?
-"Ciddi söylüyorum. Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin."dedi.
Gerçekten de öyleydi. Giydiği birbirinden güzel elbiseleri; mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı.
-"Peki" dedim. "Hayatında hiç camiye gitmedin mi?"
-"Çocukken dedemle birkaç kere gitmiştim. Hem o yaşlarda dizlerimin aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum. Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum."
Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmisti. Daha sonra tokalaşıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan iki ay sonra; kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen gittim. Bahcedeki namaz saflarının en önünde duruyordu ve yine yeşiller vardı üzerinde . Yavasca yanına yaklaştım ve Kısık bir sesle:
"Hani camiye gelmiyecektin ?" dedim
Hiç sesini çıkartmadı. Çünkü musalla taşının üzerinde, yeşil örtülü bir tabut içinde yatıyordu...
selam ve dua ile
Yukarı Mail: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com  Web: www.abdullahbaba.com  MSN: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com     
 
Gönderen:
zonguldaklı dervişler

Yer:
Zonguldak

Tarih:
27 Ocak 2009, Salı
19:57

Alıntı Yap: zonguldaklı dervişler

hepinizi çoook seviyoruz çoook
Yukarı          
 
Gönderen:
ertuğrul

Yer:
Kayseri

Tarih:
12 Aralık 2008, Cuma
15:36

Alıntı Yap: ertuğrul

Tüm derviş kardeşlerime selam ve saygılarımla.....Allahıma şükürler olsunki geçte olsa yeni tanıdım ve yeni bağlandım Abdullah baba dergahına burda yazışan kardeşlerimle tanışmayı isterim... SELAMUNAYKÜM.....
Yukarı     MSN: kirtas_insaat@hotmail.com     
 
Gönderen:
ayhan katgısız

Yer:
İstanbul

Tarih:
08 Aralık 2008, Pazartesi
19:16

Alıntı Yap: ayhan katgısız

selamın aleykum butun dervıs kardeslerımın ve butun ıslam alemının mubarek kurban bayramını en ıcten dıleklerımle kutlar nıce bayramlar dilerim
Yukarı     MSN: kaygisizlar_ayhankaygisiz@hotmail.com     
 
Gönderen:
fatih

Yer:
Sivas

Tarih:
08 Aralık 2008, Pazartesi
15:42

Alıntı Yap: fatih

nevsehır gullerıne sivasli dervısten selamlar HAYIRLI BAYRAMLAR dilerim
Yukarı          
 
Gönderen:
Esengul

Yer:
Diğer

Tarih:
11 Kasım 2008, Salı
13:58

Alıntı Yap: Esengul

<kişi sevdiğiyle beraaberdir<<<
Yukarı Mail: esengulum087@hotmail.com         
 
Gönderen:
***RAMAZAN***

Yer:
Nevşehir

Tarih:
27 Ekim 2008, Pazartesi
20:45

Alıntı Yap: ***RAMAZAN***

Bu zamana mürşidi kamil olan bize H.Z. Allah ve o güzel Resuli kibriya(SAV) efendimizi gösteren Onun ahlakı ile ahlaklanmş Evladı Resul olan HADİM-ÜL FUKARA HADİM-ÜL GURABA EBUL FUKARA EBUL GURABA KUTBURRAHMANİ GAVSU SAMADANİ NEVŞEHİRLİ MEVLEVİ ÜSTADI MANEVİYAT GÜNEŞİ ABDULLAH GÜRBÜZ(KS) EFENDİMİN HİMMET VE NAZARLARI TÜM İHVAN KARDEŞLERİMİN ÜZERİNE OLSUN.
SELAMÜNALEYKÜM...
Yukarı Mail: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com  Web: www.abdullahbaba.com  MSN: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com     
 
Gönderen:
Davut

Yer:
Karaman

Tarih:
10 Ekim 2008, Cuma
17:39

Alıntı Yap: Davut

Selamun aleykum basta butun ihvan kardeslerimizin sonrada tum islam aleminin Cumasi mubarek olsun. Allah hepinizden razi olsun.
Yukarı Mail: ddavut@hotmail.com    MSN: ddavut@hotmail.com     
 
Gönderen:
***RAMAZAN***

Yer:
Nevşehir

Tarih:
30 Eylül 2008, Salı
18:51

Alıntı Yap: ***RAMAZAN***

selamun aleyküm.islam aleminin ve derviş kardeşlerimin abilerimin bacılarımın bayramlarını tebrik eder daha nice güzel mutlu huzurlu bir bayramlara ulaşmak dileği ile.allah emanet olun
Yukarı Mail: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com  Web: www.abdullahbaba.com  MSN: dur_ey_fani_edeb_ya_hu@hotmail.com     
 

Toplam Kayıt Sayısı: 39 Toplam Sayfa Sayısı: 2
1. 2. [»] [»»] 
© 2008 Uveysilik Yolu Ziyaretçi Defteri Tüm Hakları Saklıdır
MyDesign Ziyaretçi Defteri v1.7