
Sema Sefa,
Cana Sifa,
Ruha Gıdadır.
Derviş Gönülsüz Gerek
Sivas’tan bir kardeşimiz anlatıyor:
Sivas’ta görev yaptığım sırada basit bir sebepten ötürü bir kardeşimle aramıza dargınlık girmişti.
O kardeşimin bana gelip:
─Kardeş derdimiz ne, gel bir sarılalım, barışalım küslük bize yakışmaz, dediği halde, nefsimin esiri oldum, o kardeşimi tersledim. Bir gece dersten geldim. Yastığa kafamı koyduğum anda manen Efendi Hazretleri geldi. Parmaklarını gözüme bastırdı ve:
─Oğlum, hiç Pirimiz Ahmed-i Rufai Hazretlerini gördün mü? dedi. Ben de:
─Hayır, Efendim, göremedim, dedim.
─Haydi, öyleyse, dervişsen gör, dedi. O anda etraf televizyon ekranı gibi, karıncalanmaya başladı, fakat görüntü yoktu.
Efendi Baba:
─Oğlum gördün mü? dedi.
Ben de:
─Hayır, Efendim, dedim.
─Oğlum, tabi ki göremezsin, derviş kimseye küsmez, hiç kimseye de darılmaz, dedi ve gitti.
Hemen yataktan kalktım, sağa sola bakındım, kimse yoktu. Ertesi gün gittim ve dargın olduğumuz o kardeşimize sarılıp helalleştim. Bu bana iyi bir ders oldu.
Efendi Hazretleri’nin her sohbetinde tekrarladığı Yunus Emre’ye ait şu mısralar tüm derviş kardeşlerimize ve tüm müminlere düstur olmalıdır.
Sövene dilsiz gerek
Dövene elsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek
Sen derviş olamazsın
Sen Hakkı bulamazsın
Ya mevlam hu mevlam
Aşkın bize ver mevlam